İçeriğe geç
Adana Arka

Gündelik hayatın görünmeyen tarafına bakış

Kişisel Gelişim

Geri Bildirimi Eleştiri Olmaktan Çıkarıp İşe Çevirmek

Bir geri bildirim duyulduğu anda hiçbir işe yaramaz; değeri davranışa dönüştüğü gün ortaya çıkar. Bu dönüşümün birkaç sade adımı var.

Derya Koral 3 dk okuma

Geri bildirim almak neredeyse hiç kimse için rahat bir deneyim değildir. En yapıcı biçimde söylenmiş bir eleştiri bile, duyulduğu anda kısa bir savunma refleksi yaratır. Bu tepki karakter zayıflığı değildir; zihnin kendi yeterlilik hissini koruma çabasıdır. Sorun tepkinin ortaya çıkmasında değil, orada kalıp geri bildirimin kaybolmasındadır.

Bir geri bildirim, alındığı anda henüz hiçbir işe yaramaz. Değeri, kaç gün sonra davranışa dönüştüğünde ortaya çıkar. Bu dönüşüm kendiliğinden olmaz; belirli birkaç adımı gerektirir ve bu adımların çoğu geri bildirimi veren kişiden değil, alan kişiden beklenir.

İlk tepkiyi geçirmek

Eleştiriyi duyduğu anda cevap vermeye çalışan kişi, neredeyse her zaman savunma yapar. Söylenenin doğru olup olmadığı o an değerlendirilemez, çünkü zihin bilgi işlemek yerine kendini korumakla meşguldür. Bu yüzden ilk kural sade bir kuraldır: o anda yalnızca anlamaya çalış, karar verme.

Bunu kolaylaştıran pratik bir davranış, duyulanı kendi cümlelerinle tekrar etmektir. "Yani raporun sonuç bölümünün fazla uzun olduğunu söylüyorsun, doğru mu anladım" demek iki işi birden yapar. Hem yanlış anlaşılmayı önler hem de savunma yerine anlama moduna geçmeyi sağlar. Karar vermeyi bir güne ertelemek, geri bildirimin sakin bir kafayla değerlendirilmesine imkân tanır.

Genel cümleyi somut hâle çevirmek

Geri bildirimlerin çoğu fazla geneldir. "Daha proaktif ol", "sunumun etkili değildi", "biraz daha dikkatli olmalısın" gibi cümleler bir yön gösterir ama bir eylem tarif etmez. Bu hâliyle bırakıldığında yalnızca huzursuzluk üretir.

Genel bir cümleyi kullanılabilir hâle getirmenin yolu örnek istemektir. "Hangi anda bunu hissettin" ya da "farklı yapsaydım nasıl görünürdü" soruları, soyut yargıyı somut bir sahneye indirir. Somut sahne olmadan değişim mümkün değildir; çünkü kişi neyi tekrarlamayacağını bilemez. Örnek isteme cesareti gösterildiğinde, karşı tarafın da düşünmeden söylenmiş genellemelerden vazgeçtiği sık görülür.

Örnek istemenin bir başka biçimi, geleceğe dönük soru sormaktır. "Bir dahaki sefere neyi farklı görsen memnun olurdun" sorusu, geçmişi tartışmaktan çıkıp doğrudan uygulanabilir bir tarif üretir. Geçmişi konuşmak iki tarafı da savunmaya iter; geleceği konuşmak ise aynı bilgiyi çatışmasız biçimde masaya koyar.

Neyin doğru olduğunu ayıklamak

Her geri bildirim doğru değildir. Bazıları eksik bilgiye, bazıları karşı tarafın kendi tercihine, bazıları da anlık bir gerginliğe dayanır. Gelen her cümleyi olduğu gibi kabul etmek, hepsini reddetmek kadar zararlıdır; çünkü kişi başkalarının birbiriyle çelişen beklentileri arasında savrulur.

Ayıklama için iki soru yeterlidir. Birincisi, aynı şeyi başka biri de daha önce söyledi mi. Tekrar eden geri bildirimler neredeyse her zaman gerçek bir desene işaret eder. İkincisi, bu söylenen benim ulaşmak istediğim yerle ilgili mi. İyi niyetli ama başka bir hedefe ait tavsiyeler kibarca not edilip bir kenara konabilir. Ayıklamak, geri bildirimi ciddiye almamak değil, ona hak ettiği yeri vermektir.

Ayıklamayı kolaylaştıran bir alışkanlık, gelen geri bildirimleri tek bir yerde biriktirmektir. Ayrı ayrı duyulduğunda her biri anlık bir yorum gibi görünür; alt alta yazıldığında ise hangi konunun tekrar ettiği görünür hâle gelir. Aylar içinde birikmiş beş satır, hafızanın seçici hatırlamasının yapamayacağı bir netlik sağlar ve kişinin kendi gelişim alanını başkalarının değil kendi gözüyle belirlemesine imkân tanır.

Tek bir davranışa indirmek

Geri bildirimin işe dönüştüğü asıl an, tek bir gözlemlenebilir davranışa indirgendiği andır. "Daha iyi sunum yapacağım" bir niyettir, ölçülemez. "Her sunumun ilk cümlesinde ne anlatacağımı söyleyeceğim" ise bir davranıştır; yapıldı ya da yapılmadı diye bakılabilir.

Aynı anda birden fazla davranış değiştirmeye çalışmak, hiçbirini değiştirmemekle sonuçlanır. Bir geri bildirim döneminden çıkarılacak tek bir madde, üç maddelik listeden daha etkilidir. O madde alışkanlık hâline geldiğinde sıradaki gelir.

Son bir adım, çemberi kapatmaktır. Değişikliği yaptıktan birkaç hafta sonra geri bildirimi veren kişiye dönüp "şunu denedim, fark ettin mi" diye sormak iki şey sağlar. İlerlemenin gerçekten görülüp görülmediğini öğretir ve karşı tarafa geri bildiriminin ciddiye alındığını gösterir. Bu ikinciyi yapan kişiler, zamanla çevrelerinden çok daha net ve çok daha erken uyarılar almaya başlar.