Hürmüz Krizi Enerji Stratejimizi Değiştiriyor! Türkiye'nin Kalkınma Yolu ile Dünya Enerji Merkezi Olmaya Hazır

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı, dünya enerji piyasalarını alternatif güzergahlar aramaya yönlendirdi. Uzmanlar, Basra-Türkiye Kalkınma Yolu'nun enerji taşımasında en güvenli ve ekonomik "tek çıkış yolu" olduğunu belirtiyor.

Hürmüz Krizi Enerji Stratejimizi Değiştiriyor! Türkiye'nin Kalkınma Yolu ile Dünya Enerji Merkezi Olmaya Hazır
25 Mart 2026 Çarşamba/06:49

İran ile ABD ve İsrail arasındaki artan gerilimin Hürmüz Boğazı'nın kapanma tehlikesine yol açması, günde 20 milyon varil petrolün geçtiği bu stratejik güzergâh için alternatif çözümler arayışını hızlandırmış durumda. Türkiye Gazetesi muhabiri Yılmaz Bilgen'in aktardığına göre, Prof. Dr. A. Beril Tuğrul, bu krizin Türkiye’ye tarihi bir sorumluluk yüklediğini vurgulayarak, "Dünya ciddi anlamda sıkışma yaşıyor. Tek çözüm ve çıkış noktası Türkiye’dir. Eğer süreç titizlikle yönetilirse önümüzde büyük fırsatlar doğabilir. Devlet aklımız ve adımlarımız sayesinde bu krizden önemli kazançlarla çıkabileceğimizi düşünüyorum. Hürmüz sorununu aşsak bile alternatif güzergâhın kıymeti kaybolmayacaktır” ifadelerini kullandı.

"ABD ÖNEMLİ BİR İMAJ KAYBINA UĞRADI"

Türkiye ile Irak'ın bir araya gelerek gerçekleştirdiği Kalkınma Yolu projesinin yalnızca bir ticaret koridoru değil, aynı zamanda devasa bir enerji taşıma hattı olma potansiyeli olduğu dile getiriliyor. Şu anda günde 1,6 milyon varil petrol taşıma kapasitesine sahip olan Türkiye-Irak hattının, yeni projelerle desteklenmesi halinde kapasitesinin beş katına çıkabileceği öngörülüyor. Tuğrul, "ABD bu savaşta ciddi ölçüde imajını kaybetti. Türkiye’ye karşı tahkimde bulunan Irak yönetimi, Ankara ile uzlaşmaktan başka çare olmadığını fark etti. Ardından Kerkük hattından sevkiyatlara başlandı. Basra, dünya için bir enerji nakil güzergâhı olmalı, bu durum Körfez ülkeleri, ABD, Avrupa ve İsrail için uzun bir süredir gündemde. İsrail, Basra'dan Hayfa'ya bir enerji hattı oluşturmak için ciddi çabalara kalkıştı. Gazze’yi bu bağlamda haritadan çıkardılar. İsrail, hem dünya hem de bölgedeki ülkeler için bir tehdit unsuru oluşturuyor. Körfez ülkeleri, uzun vadede istikrarlı hesaplar yapmaları gereken bir durumda değiller” değerlendirmesinde bulundu.

"YILLIK 100 MİLYAR DOLARLIK EKONOMİK DEĞER"

Uzmanlar, Kalkınma Yolu projesinin Türkiye ekonomisi üzerine muazzam bir etki yaratacağına işaret ederek, bu projenin hayata geçmesi durumunda yıllık olarak 100 milyar dolardan fazla ekonomik katkı sağlanabileceğini belirtiyor. Savaşın bu hazırlık sürecini hızlandırdığını ifade eden Tuğrul, "Türkiye dışındaki diğer alternatiflerde risk faktörü oldukça yüksektir. Ayrıca bu alternatifler ekonomik açıdan da geçerli değil. Türkiye-Irak hattı mevcut durumu itibarıyla günde 1,6 milyon varil petrol taşıyabiliyor. Eğer Türkiye’nin önderlik ettiği Kalkınma Yolu projesi gerçekleştirilirse, Basra'dan başlayan kara ve demir yolu hatlarına gaz ve petrol boru hatları eklenirse, bu miktarın 7-8 milyon varile çıkabileceği öngörülüyor. Hatta bu miktar daha da artırılabilir. Bu konuyla ilgili bazı projelerin geliştirildiğini biliyorum. Kalkınma Yolu, Türkiye’ye yıllık 100 milyar dolardan fazla ekonomik kazanç sağlayacak. Savaşın bu hazırlık dönemini hızlandırdığı kesin” şeklinde konuştu.

"HÜRMÜZ ARTIK TEK GÜZERGÂH OLAMAYACAK"

Savaşın ardından tüm planların değişiklik gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Tuğrul, “Artık dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçiş yaptığı Hürmüz, tek güzergâh olma özelliğini yitirmiş durumda. Bu kriz, bunu net bir şekilde ortaya koydu. Bu güzergâh, ABD için sadece yüzde 2 oranında etki yaratıyor ancak Çin için bu oran yüzde 15'e kadar yükseliyor. Avrupa için de hayati bir değer taşıyor. Amerikalılar, 39 trilyon dolarlık borçlarını ödemek için sınırlı krizden faydalanmayı umuyordu. Planları, petrol fiyatının 90 dolara çıkmasıydı. Ancak tüm hesaplar bozuldu. ABD’nin on milyarlarca dolarlık zararı ortaya çıktı” diyerek durumu değerlendirdi.

"BU GÜZERGÂH EN ÖNEMLİ ALTERNATİF OLACAK"

Katar, Türkmenistan, Azerbaycan ve Cezayir gibi Hürmüz’den bağımsız tedarik noktaları barındıran Türkiye’nin, Basra-Türkiye güzergâhı sayesinde dünyanın en güçlü enerji alternatifi haline gelmesi bekleniyor.

Tuğrul, “Katar’ın yanında Türkmenistan, Azerbaycan, Nijerya, ABD, Cezayir gibi kaynaklardan yaptığımız tedarik işlemleri Hürmüz’den bağımsız. Avrupa’da ise maliyetler şimdiden yüzde 30 artmış durumda. Bu nedenle Basra-Türkiye koridoru kuşkusuz en güçlü alternatif olarak öne çıkacaktır” ifadelerini kullandı.