Evde En Sık Dokunulan Yüzeyler ve Doğru Temizliği
Kapı kolu, ışık düğmesi, musluk başı ve kumandalar günde onlarca kez elden geçiyor ama temizlik listesinde hiç yer almıyor. Bu yüzeyleri iki dakikada temiz tutmanın yolu.
Berrin Yalçın 4 dk okuma
Ev temizliğinde en çok emek harcanan yerler genellikle gözle görülen yüzeylerdir: tezgâh, zemin, cam. Oysa bir evde en sık dokunulan noktalar çoğu zaman temizlik listesinin hiçbir yerinde geçmez. Kapı kolu, ışık düğmesi, dolap kulpu, musluk başı, buzdolabı sapı, uzaktan kumanda, telefon kılıfı... Bunların ortak özelliği küçük olmaları ve gün içinde onlarca kez elden ele geçmeleri. Küçük oldukları için de göz onları bir yüzey olarak algılamaz, dolayısıyla bez hiç oraya uğramaz.
Bu noktalara "temas yüzeyleri" demek yanlış olmaz. Bir evde yaşayan üç kişinin günlük hareketi düşünüldüğünde, tek bir kapı kolunun günde otuz kırk kez tutulduğunu tahmin etmek zor değil. Dışarıdan gelen el, ilk olarak kapı koluna, sonra ışık düğmesine, sonra musluğa değer. Yani evin hijyen zinciri tam olarak buradan başlar ve buradan bozulur.
Neden zeminden daha önemli
Zeminle temasımız ayakkabı ya da terlik aracılığıyladır; elimiz nadiren yere değer. Kapı koluysa doğrudan avuç içiyle buluşur ve avuç içinden yüze, ağza, gözlere giden yol çok kısadır. Bu yüzden temizlik önceliği sıralamasında temas yüzeylerinin zeminin önünde olması gerektiğini söylemek abartı değil. Haftada bir yapılan büyük temizlikte zemini üç kez silmek yerine, kolları her gün bir kez silmek çok daha anlamlı bir kazanç sağlar.
Bir başka nokta da malzeme. Metal kulplar, krom musluklar, plastik düğmeler; hepsi farklı yüzeyler ve hepsi farklı davranıyor. Nemli bir bezle silinen krom yüzey iz tutar, kuru bezle silinen plastik düğme ise tozu üzerine yapıştırır. Doğru yöntem, hafif nemli bir mikrofiber bezle silmek ve hemen ardından kuru tarafıyla üzerinden geçmektir. İki adımlık bu alışkanlık hem parlaklığı korur hem de kir tabakasının birikmesini engeller.
Elektrikli olanlara dikkat
Işık düğmeleri, priz kapakları ve kumandalar söz konusu olduğunda bezin ıslaklığı ciddi bir mesele. Bez sıkıldığında damlamıyor olmalı; en güvenlisi, temizlik sıvısını doğrudan yüzeye değil beze uygulamaktır. Kumandalarda tuş aralarına biriken kir için kuru bir kulak çubuğu yeterli olur. Telefon ekranları içinse gözlük bezi kıvamında, tüy bırakmayan bir kumaş şart; kâğıt havlu ekranın kaplamasını zamanla matlaştırır.
Mutfakta durum biraz daha karışıktır, çünkü buradaki temas yüzeyleri aynı zamanda yağla buluşur. Çekmece kulpları, ocak düğmeleri, dolap kapaklarının üst kenarı; bunların üzerinde zamanla ince ve yapışkan bir film oluşur. Bu film normal bir bezle çıkmaz, önce yumuşatılması gerekir. Ilık suya birkaç damla bulaşık deterjanı eklemek ve bezi bir iki dakika o yüzeyin üzerinde bekletmek çoğu zaman işi çözer. Ovmaktan çok bekletmek etkilidir.
Günlük iki dakikalık tur
Bu iş için ayrı bir temizlik günü ayırmaya gerek yok. Akşam mutfağı toplarken elde zaten nemli bir bez oluyor. O bezle çıkışta kapı kolunu, girişteki düğmeyi, banyo musluğunu ve buzdolabı sapını silmek toplam iki dakika sürer. Rutinin başarısı da tam olarak bu kısalığında saklı. Uzun süren işler ertelenir, iki dakikalık işler ertelenmez.
Ev kalabalıksa ya da evde küçük çocuk varsa bu turu günde iki kez yapmak mantıklı. Çocukların boyu kapı kolundan alçak olduğu için onların en sık dokunduğu yerler farklıdır: kapının alt kenarı, sehpa köşesi, buzdolabının alt kısmı. Bu yüzden bir kez de çömelip evi çocuk gözünden bakarak incelemek, hiç düşünülmemiş yüzeyleri ortaya çıkarır.
Bezin kendisi kirlenmesin
Temas yüzeylerini silmek için kullanılan bez, işini yaptıkça kirlenir. Aynı bezle önce mutfağı sonra banyoyu silmek, kiri bir yerden alıp diğerine taşımaktan başka bir şeye yaramaz. En pratik çözüm renk ayrımı yapmak: mutfağa bir renk, banyoya başka bir renk. Bezler kullanıldıktan sonra kuruması için asılmalı, ıslak halde bir kenara bırakılmamalıdır; nemli bez birkaç saat içinde koku yapmaya başlar.
Küçük yüzeyleri düzenli silen bir ev, büyük temizliklere daha az ihtiyaç duyar. Çünkü kir birikmeden alınır ve hiçbir zaman inatçı bir tabakaya dönüşmez. Temizliğin sırrı çoğu zaman daha çok çalışmak değil, doğru yere daha sık bakmaktır.
Bir de mevsimsel bir boyutu var bu işin. Sonbahar ve kış aylarında evde geçirilen süre uzar, kapılar daha sık açılıp kapanır, herkes dışarıdan içeri daha çok şey taşır. Bu dönemde temas yüzeylerine ayrılan iki dakikayı üçe çıkarmak ve giriş bölgesine biraz daha özen göstermek mantıklı olur. Kapı zili, kapı kolunun dış yüzü, anahtarlık ve ayakkabılık kenarı bu listeye eklenmeli.